Modern Sevgililik: Sosyal Medyada Aşk
Modern dönemde hayatımızın büyük bir yüzdelik dilimini ele geçirmiş bir sosyal medya gerçeği var. İkili pazarlar bu durumda, şu soruyu akıllara getiriyor:
Yaşadığımız pazarlar, sosyal medyaya yansıtıldığımız gibi midir?
Günümüzde sevgililik yalnızca iki kişi arasında özel bir bağ oluşmuyor, bazı zaman “takipçilerin önünde sahnelenen bir ilişki” biçimi yer alıyor. Paylaşılan fotoğraflar, hikâyeler, birlikte çekilen videolar, aslında aşkın bir dışavurumu değil; çevrenin dış dünyaya ait bir versiyonuna dönüşüyor; çoğu zaman açık bir maskeyle sergilenme şekli yer alıyor.
Erving Goffman'ın “ günlük yaşamda benliğin sunumu ” sunumuyla sunulması, sosyal medya bir sahneye, kullanıcılar ise birer oyuncuya dönüşüyor. Onun “hikâyesi”, onun çift pozu, gösterilen bir performans niteliğindeydi. Sosyal medyaya yansıyan tanıtım, sevgiyle değil, beğeniyle yetinmekle geliyor.

Ancak bu görünürlükte, tanıtımlarda bir tür sosyal baskı da üretiliyor. "Herkes paylaşıyor, biz neden paylaşmıyoruz, bak o sevgilisine çiçek vermişti sen neden alamadın? Ya da bak insanların kocalarına ne güzel sofralar kuruyor sen neden kurmuyor?" gibi bir çok soru,ilişkilerin doğallığını zedeleyebiliyor. Bazı çiftler, dijital deformasyonun bir şekli olarak görülüyor: paylaşmazsan yok sayılıyorsun.
Belki de modern toplumda aşk, göründüğünüz çok, gizliliğini koruyabildiği ölçüde gerçekliğini sürdürebiliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder